Sıhhatsiz bu nesil, teknolojiye hep esir!

0

Teknoloji o kadar çok hayatımıza girdi ki artık ailemizden, arkadaşlarımızdan çok teknolojik aletlerimizle ilgileniyoruz.

Telefonumuza birkaç dakika bakmadığımız zaman hiçbir şeye konsantre olamıyoruz. “Acaba paylaştığımız resmi kaç kişi beğendi, acaba yazdığım yazı kaç retweet aldı” gibi.

Beynimize öyle güzel yerleştirdiler ki bunları, artık ailemizle ve dostlarımız ile muhabbet edemiyor, onların derdine derman olamıyoruz hatta ümmetin derdi ile bile dertlenemiyoruz. Filistin’de binlerce insan ölmüş bu kimin umurunda önemli olan derbi maçı. Ne yapalım yani yüzlerce çocuk sakat yaşamak zorundaysa, Beşiktaş’ta her hafta biri sakatlanıyor.

Asıl sorun etmemiz gereken şeyler bize unutturuldu. Bizi o kadar bağımlı hale getirdiler ki alkol kadar tehlikeli bir hal almaya başladı. Mecliste, internette pornografik sitelerin kapatılmasına dair yasal düzenlemeler yapılırken insanlar sokaklarda cinsel özgürlüğüme dokunma gibi dalga geçercesine yürüyüş yaptılar, ortalığı karıştırdılar. Bir halk bu kadar ahmaklaştırılamaz. İzledikleri o videolar onların akıllarını o kadar çok başından almış ki artık kafaları belden yukarı çalışmıyor. Kalp desen kararmış yalnızca küfre hizmet ediyor.

Bakara Suresi 6 ve 7. ayette, Allah:

6. Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.

7. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır. 

Buyurmuştur.

Teknolojiye o kadar bağımlı olduk ki bir arkadaşımızı sokakta gördüğümüzde yan yana gelip selamlaşmak yerine mesaj atıp “Kanka ne yapıyorsun, nereye gidiyorsun?” demeyi tercih ediyoruz. Teknoloji bizi iyice üşengeçleştirdi. Kandillerde, bayramlarda bile evlere gitmeyi geçtim, o neredeyse yok denecek kadar az yapılıyor, aramak yerine bir yazı yazıp toplu mesaj olarak gönderiyoruz. Teknoloji bizi birbirimize yakınlaştırmadı, tam tersine uzaklaştırdı.

Görüntülü konuşma sayesinde mesafeler kısaldı, artık Edirne’deki birisi Karsta’ki bir akrabasının evine kamera sayesinde girebiliyor değil mi? Mesafeler kısaldı ya hani. Tam tersi aramıza daha çok mesafe girdi. Artık evlerimize gelip gitmek yerine kamerayla görüşüyoruz. Teknoloji sayesinde o dillere destan Türk misafirperverliğini elimizden ve aklımızdan aldılar. Bizi görüntülü konuşmaya mecbur bıraktılar. Teknoloji en çok da gelecek nesli etkiliyor. Teknoloji sayesinde çocuğunun zekasının daha çok gelişeceğini düşünen anne babalar nasıl bir felakete adım attıklarının ve attırdıklarının farkında olmadan çocuklarına küçük yaşlarda bilgisayar, telefon gibi aletleri onların önüne sunuyor ve aileden kopma sürecini daha da hızlandırıyorlar. Çocuk anne babasından çok bilgisayarda oyun ile vakit geçiriyorsa kusura bakma ama sen iyi bir anne, iyi bir baba değilsin.

Artık zamanla çocuğuna söz geçirememe, onun dikkatini çekememe en önemlisi de onunla konuşamama durumu başlıyor. Aile içi sorunların başlangıcına küçük yaşta çocuklara verilen o sınırsız imkanlar sebep oluyor. Çocuk annesine veya babasına sorup öğrenmesi gereken şeyleri Google amcasına soruyor artık. Artık “Anne bu ne?” demiyor, “Google amca bu ne?” diyor.

Artık sokaklarda sek sek oynayan, ip atlayan, taşlardan kale yapıp maç yapan, saklambaç oynayan, yerden yüksek oynayan çocuklara çok ama çok nadir rastlıyoruz.

Playstation cafeler, internet cafeler çocukların uğrak mekânları oldu artık. Evlerde bilgisayar olması da bunun önüne geçemiyor ne yazık ki. Artık çocuklar maçı konsolda, saklambacı savaş oyunlarında pusu kurarak, yerden yükseği de akıllı telefonlardaki hoplamalı, zıplamalı oyunlarda oynanmaya başladı. Hafızamızı da elimizden aldılar artık. Numarayı ezberlemek yerine telefona kaydediyoruz, şiir ezberleyemiyoruz, dua ezberleyemiyoruz her şeyi telefonlarımıza kaydedip oradan okuyoruz. Bizler farkında değiliz ama hafızamızı da onlar yönetiyorlar. “Yahu sen niye ezberliyorsun kaydet telefona gitsin” demeye başlıyorsun bir süre sonra.

Artık kabul etmeliyiz. Teknolojinin esiri olduk ve biz kölelerini çok güzel yönetiyorlar.
Kendimize bir çeki düzen verelim ve bizden doğacak neslin böyle yetişmesine müsaade etmeyelim.

Selametle…

Yanıtla