Onların Derdi Cihad Değil!

0

Günümüzde ‘’cihad’’ kelimesini yanlış anlayıp kolay kandırılan birçok kişi görmekteyiz. Genç kızların ve erkeklerin akıllarına sözde cihad yapacakları yalanını işleyerek ve onların masumane duygularını kullanarak yanlış işlere yönelmelerine sebep olan birçok kişi görmekte ve duymaktayız. Ancak bilmiyorlar ki ”onların derdi cihad değil!”

O kişiler ki insanların dini hassasiyetlerine dokunarak onları, önce can evinden vurup daha sonra gerçekleştirmek istedikleri hain planlarını uygulatmak üzere İslam topraklarına götürüyorlar.

Kendilerine İslam devleti adını takıp Peygamber Efendimizin mühr-ü şerif’ini bayrak edinen bu zavallı güruh, cihad adı altında Müslüman’ı Müslüman’a kırdırıyor, cihad ettiği yalanı ile Allah’ın yasak ettiklerini yapıp kâfirlerin hain emellerini Müslümanları kullanarak gerçekleştiriyor. Yani Müslümanı kendi silahıyla vuruyor.

Cihad, Müslümanların yaptığı herhangi bir savaş demek değildir. Cihad, maddi çıkarlar için yapılan bir savaş veya herhangi bir menfaat için yapılan bir iş de değildir.

Cihad, Arapça ‘’cehd’’ kelimesinden gelir. Cehd (yani cihad), çabalamak ve gayret etmek gibi anlamlar taşır. Bu çabalama ve gayret etme yalnızca savaş ile sınırlı değildir.

Cihadı 3 bölüme ayırabiliriz: Nefse karşı cihad, şeytana karşı cihad, Allah düşmanlarına karşı cihad.

Nefse karşı cihad: Nefsimizin istekleri yani mal, mülk ve şehvet duyguları içeren şeylerdir. Allah’ın bize yasak ettiği ancak nefsimize güzel gelen şeyleri yapmamaktır.

Şeytana karşı cihad: Allah’ın yasaklarını bize güzel ve sevimli göstermeye çalışan şeytan aleyhillanenin bu çabalarına karşı mücadele etmek ve ona uymamaktır.

Allah düşmanlarına karşı cihad ise belki de nefsimize en ağır gelecek cihaddır. Zira âlim görünümlü birtakım kimselerin ‘’İslam kılıç ile değil hoşgörü ile yayılır.” sözleri insanlara daha sevimli geldiği için savaşmanın doğru olmadığına inanan birçok kişi vardır. Ancak Allah, bizzat ayetleri ile bu duruma açıklık getirmiştir.

Azhab suresi 9. ayette Allah;

-”Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne de kötüdür!” Buyuruyor.

Enfal suresi 15. ve 16. ayette ise;

-”Ey müminler! Toplu halde kâfirler ile karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin. (Korkup kaçmayın)”

-”Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilme veya diğer bir bölüğe ulaşıp mevzi tutma durumu dışında. Kim öyle bir günde onlara arka çevirirse muhakkak ki o, Allah’ın gazabını hak etmiş olarak döner. Onun yeri de cehennemdir. Orası varılacak ne kötü yerdir!” Buyuruyor.

Elbette ki İslam hoşgörü dinidir. İslam, zulüm dini değildir. İslam, masum insanları, kadın, çocuk, yaşlı demeden katletmek değildir. Zira Efendimiz (s.a.v) savaş sırasında kadınları ve çocukları, yaşlıları, din adamlarını, işçi ve hizmetçileri öldürmeyi yasaklamıştır. Bunun en belirgin örneği Mekke’nin fethidir.

Ancak bu siyah sancaklılar, Hakk’a çağıran ancak Hak ehli olmayan, kalpleri demir parçası gibi kaskatı olan, Müslüman dahi olsa farklı mezhepten olduğu için Müslüman’ın kanını helal sayan, kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katleden bu topluluk, adına cihad dedikleri zulümler ile İslam’ın adını lekeliyor ve Müslümanları katlediyor.

Neden Allah düşmanlarının yaşadığı topraklarda değil de Müslümanların yaşadığı topraklarda ‘’sözde’’ cihad edip Müslümanları öldürüyor, evleri, camileri ve türbeleri yıkıyor, Müslümanların yurtlarını terk etmelerine sebep oluyorlar? Bunlara uyup peşlerinden gitmek niyetinde olanların kendilerine önce bu soruları sormaları gerekir. Orada İsrail zulmü altında yaşam mücadelesi veren, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’yı korumak uğuruna şehit olan Filistinli kardeşlerimize yardım edip İsrail’e karşı cihad etmek yerine bu cihadı Müslüman topraklarında Müslümanlara karşı yapıyorlar, sırf Müslüman oldukları için insanlara çeşitli işkenceler çektirip onları öldüren Budistlere karşı değil de neden Müslümanlara karşı? Önce bu soruları cevaplandırmalı ve ondan sonra bir kez daha düşünülmelidir.

Allah, kitap aşkına, hak Peygamber aşkına bu zalimler topluluğuna karşı birlik beraberlik içerisinde olalım. Onların oyunlarına gelmeyelim. İçimizdeki fitnecilerin fitneleri karşısında dimdik duralım! Vatanımızı müdafaa eden güvenlik güçlerimizi dualarımızda eksik etmeyelim inşaallah.

Allah’a emanetsiniz.

Yanıtla