Masum Bir Aşk Hikayesi: Miskin Ve Bîçare

0

***

Bazen kelimeleri toparlayamazsınız, diliniz lâl olur.
Toparlanamayan o kelimeler, yazı olarak bulur kendisini saman kağıdında.
Fakirin kağıdı saman, kalemi de tüy, ucunda mürekkep olur.
Biz dahi mürekkep yalamış değiliz,
Lakin kelâma gelmeyen kelimeler, mürekkep olup kaleme gelmeyi tercih ediyor.
Belki de kendisini dile değil, kaleme yakıştırıyor bu kelimeler.
Bazen bir sevgi sözcüğüdür bilinmeyen bir aşk’a,
Bazen de bir hitaptır karşında duran halk’a,
Lakin dar değildir bu halka.
Başka başka huyları vardır;
Kâh gelir düğüm olur boğazında, kâh gelir aşka.. 
Nakış nakış işlenir nakkaş misali Âşık’ın kağıdına.
Âşık’ın kağıdı samandır tıpkı fakirinki gibi,
Zira fakir Âşık’ın ta kendisidir.
Bir gönle muhacir olursunuz ancak bîçare gönül yine dile gelemez.
Alır eline kalemi döker mürekkebi saman kağıdının satır başına.
Nedir seni bu kelâmdan eden kalem aşkı?
Kalem mi kağıda âşık, kağıt mı kaleme?
Yoksa kelâm dile gelmeyip aşıkları bir etmek için mi lâl olur?
Kaleme gelen kelâm dil bulur kağıtta.
Ta ki yazan aşkını Âşık’a anlatana dek.
Mürekkebin her bir damlası işler kağıdın gönlüne.
Masum bir aşk hikayesidir bu.
Miskin ve bîçare…

Yanıtla