İlk Mürşid / Anne-Baba

0

İffet ve edep anne babaların evlatlarına bırakacakları en değerli mirastır. Evlatların ilk mürşidi olan anne babaların öyle bir yaşantısı olmalı ki çocuklarına bir şeyi anlatmaktan ziyade, onlara hâl ve hareketleriyle örnek olmalı. Anlatmak bir yerde kolaydır aslında. Zor olan anlatılanları uygulamaktır. Sen anlattıklarını uygula ki çocuğun anlaması daha kolay olsun.

Ne yazık ki iffet ve edep timsali olan ailelerin çocuklarının aynı edep ve iffette olmadığını da görebiliyoruz. Büyüklerimiz boşuna dememişler ‘’Âlimden zalim, zalimden âlim doğar’’ diye. Geçmiş zamanlarda babamızın veya dedemizin yemiş olduğu haram lokmadan veya faizden gelen bir virüs o çocuğa bulaşmış olabilir. Bu çocuk ailenin imtihan sebebidir artık.

Allah (c.c) Enfâl Sûresi 28. ayet-i kerimede ”Şunu da bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız bir imtihandır.” buyuruyor. Allah bizim yediğimiz veya bize yedirilen bir haram lokmanın ne tür sonuçları olacağını bize ayetlerle anlatıyor. Maide Sûresi 91. ayette ise Allah-u Teâlâ ”Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” buyurmuyor mu? O hâlde niçin bize verilmiş olan aklı kullanıp bunlardan vazgeçmiyoruz? Bunlardan vazgeçmek için başımıza bir bela veya bir musibet mi gelmesi gerekiyor?

Bu hususlara evlenmeden önce bir dikkat ediyorsak evlendikten sonra on dikkat etmeliyiz. Artık bizim himayemizde ve sorumluluğumuzda olan bir yuva olduğunun bilincine varmalıyız. Haram lokma yemiş olan bir ailenin çocukları şeytanın vesveselerine maruz kalır, namazdan ve Kur’an’dan uzaklaşır.

Erkeğin kazandığı paraya şükretmeyip daha fazlasını kazanmaya zorlayan bir eş, kocasını ister istemez haram kazanç sağlamasına sebep olacak yollara ittiğinin farkında değildir. Sürekli bir şeyler isteyip bir türlü memnun olamayan eşler adeta bu duruma zemin hazırlamaktadır. Gerektiği gibi çalışmayıp kolay yoldan para kazanmak uğruna şans oyunları oynayarak kazandığı parayı harcayan kocalar ise ne yaptıklarının farkında olmadan o haram lokmaları adeta bir virüs gibi vücutlarında taşımaktadır. Onların bu hatası ya evlatlarından ya da torunlarından mutlaka çıkacaktır.

Bu durumu yanlış anlayıp ”Allah, babanın hatasını evladından veya torunundan niye çıkartıyor ki?” gibi sorular aklımıza gelebilir elbette. Şöyle düşünelim; bir erkek bir kadınla zina edip o kadından virüs kapabiliyor değil mi? Bu virüs kime bulaşıyor? Evlendiğinde eşine ondan çocuğa. 

Zenginler şükreden, malının zekâtını, sadakasını veren zengin olmalı, fakirler ”buna da şükür” diyebilen fakirler olmalı. Ancak o zaman yuvalar gül bahçesi olur. Bu bahçenin gülü çocuklar, bahçıvanı ise anne babalardır. Bahçıvan güle iyi bakar, onu sular, gübreler, onunla konuşursa bu gül güzelce büyür ve olgunlaşır. Ancak ona bakmazsa gül solar ve çürüyüp gider.

Kısa ama hissesi çok olduğunu düşündüğüm bu yazıma ek olarak şunları söylemek istiyorum. Allah bizi her haline şükredenlerden eylesin. Bizlere haram lokma yemeyen, imanlı, iffetli, edepli, ahlaklı ve bu vasıfları da yüzüne yansımış olan eşler, onlar gibi olan ve dosdoğru namaz kılan evlatlar nasip etsin inşaallah.

Selametle…

Yanıtla