Cami, Çocuk ve Efendimizin Uyarıları!

0

Bugün Camilerde sıklıkla karşılaştığımız her şeye karışanlar ve çocukları azarlayan kişilerden bahsetmek istiyorum.
Camilerde genç hatta küçük çocukları görmekten çok zevk alıyorum ve mutlu oluyorum.

Ama gel gelelim o küçük çocukların camii içerisinde koşuşturmalarından rahatsız olan amcaların onlara kızmaları, bağırmaları hatta Camiden kovmaları hatta ve hatta onlara vurmaları o çocukların psikolojilerine çok büyük zararlar vermektedir. Bu olayların hepsine bizzat şahit oldum, hatta yaşadım.
Küçükken çok ses çıkardık diye yaşlı amcalar bize de kızdılar, camiden kovdular. En kötüsü de ne biliyor musunuz? Bunu bir imamın yapması.

Biz o çocukları camilere alıştırmak için içeride gönlünüzce hareket edin, isterseniz gelin birlikte Allah’ın huzurunda duralım, isterseniz içeride oyun oynayın diyelim ve böyle böyle onları alıştırmaya çalışalım camiye, yaşlı bir amca gelsin o zar zor alıştırdığımız küçük çocukları camiden kovsun.

Sebep ne?
Çok ses çıkarıyorlar.

Onların sesi, camide çıkmasın da sokaklarda mı çıksın? Serserilere takılarak insanlara küfür ederken mi çıksın o nefes?
Ben böyle yapan bir yaşlı gördüğüm zaman bir daha yapmaması için uyarıyorum. Bırak gönlünce eğlensin diyorum, anlatıyorum meselenin ne denli tehlikeli olduğunu. Sonra hak veriyorlar ve pişman oluyorlar. Sizler de karşılaşırsanız uyarmanızı tavsiye ederim.

Yaşlılar üzerinden gitmemin sebebi bu tarz şeylerin çoğunu yaşlılar yapıyor. Yoksa yaşlılara olan herhangi bir kinim yok, yanlış anlaşılmasın. Çocukları tatlı dille uyaralım, onlara bağırmak, kovmak yerine tatlı dille ikaz edelim. Aksi halde camiden soğumalarına sebep olabiliriz. Gerekirse camiye gelmeleri durumunda onlara hediyeler verelim. Onların daha çok istek ve zevkle gelmelerini sağlayalım.

Bir hadis-i şerifte efendimiz (s.a.v):

Çocuklarınızı; peygamberimizi, ehl-i beyti ve Kur’an okumayı sevmek gibi üç özellikte terbiye ediniz.

Peygamberimizin şefkatinin en canlı örneğini çocuklar üzerinde görüyoruz. Peygamberimizin çocuklara olan şefkati ve sevgisi bambaşkaydı. Bir çocuk gördüğü zaman peygamberimizin mübarek yüzünü, neşe ve sevinç kaplardı. O’nu tutar, kollarının arasına alır, kucaklar, okşar, sever ve öperdi, gördüğü ve karşılaştığı her çocuğa selâm verir, halini hatırını sorardı, binekli bulunduğu zaman çocukları atın terkisine alır, gidecekleri yere kadar götürürdü, çocuklarla arkadaşça konuşur, onların yanında çocuklaşır, anlayış seviyelerine göre sohbet eder, öğütler verirdi, çocukları memnun etmek için dediklerini yapar, onların kalbini kazanırdı.

Önce kendimizi, sonra da çocuklarımızı peygamber efendimiz (s.a.v) ‘in sünneti üzerine yetiştirebilmek duası ile…
Allaha emanetsiniz…

Fotoğraf : Mukhiddin

Yanıtla