Ah Nefsim

0

 

Ah nefsim!
Ne yaptın bize,
Ne çok yordun bu bedeni.
Hani uymayacaktın şeytana?
Hani hakim olacaktın kendine?
Hak yolu doğru yol edindik biz.
Sen yolumuzu şaşırtmak istiyorsun.
Çizdiğimiz bu yoldan saptırmak istiyorsun bizi.
Sağımıza baksak Allah!
Solumuza baksak Allah!
Sana uymak, Allah’ı görmezden gelmek demek.
Biz Allah’ı görmezden gelemeyiz!
Biz dualarımızda dahi:

“Seni unutturacak zerre miktarınca şeyi dahi bize nasip etme Allah’ım.” diye dua ederiz.

Evet, haklısın.
Doğru söylüyorsun.
Biz uyduk sana.
Biz sana hakim olmalıydık.
Sen bizi değil biz seni yönetmeliydik.
Nefs-i emmare savaşını kazanmalıydık.
Aslında sen de kazanmadın. Savaş hâlâ devam ediyor.
Nefsimiz ile cihadımız hiç durmadan devam ediyor.
Kaf suresi 16. Ayette Allah:

‘’Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.’’ buyuruyor.

Ve artık durup düşünmeliyiz.
Allah’ın verdiği aklı kullanmalıyız.
‘’İkra!’’ dedi Allah.

‘’İkra bismi rabbikellezi halak!’’ (Alak/1)
‘’Yaradan Allah’ın adıyla oku.’’(Alak/1-meal)

Ey akıl sahibi olan insanoğlu, oku ki anlayasın!
Nefsimiz ile vereceğimiz mücadelemizde en önemli dayanağımız Kur’an-ı Kerim olmalı.
Ancak namazı gardaş, Kur’an’ı yoldaş edinirsek nefsimize üstün gelebiliriz.
Sol yanımızdaki misafirhaneyi temiz tutmalıyız.
Zira oraya gelecek her kötülük bedenimize yayılacaktır.

‘’Cenâb-ı Hak nefse sormuş:
– Ben kimim, sen kimsin?
Nefs:
– Ben benim, sen sensin, demiş.
Allah nefsi cehenneme atmış ancak nefs, yine ben benim sen sensin, diye cevap vermiş.
Allah ona açlık ile azap etmiş ve tekrar sormuş.
Bu defa açlığa dayanamayan nefs: ‘’Sen benim Rabb-i Rahimimsin, ben senin aciz abdinim.’’ diye cevap vermiş.

Nefsimize hakim olmanın yollarından biri de oruçtur.
Namaz, Kur’an, oruç…Üç temel ihtiyacıdır bedenin. Bunları karşılarsak nefsimize hakim olmamız daha da kolay olacaktır.
Hani meşhur kaplumbağa ile akrep hikâyesi vardır.

‘’Akrep, ırmağın kenarında dolaşıyordu. Bir kaplumbağa yanına geldi ve:
– Burada ne yapıyorsun? Dedi.
Akrep:
– Irmağın öte yanına geçmek için bir çare arıyorum. Benim, bütün kavmim ve çocuklarım ırmağın öte yakasında, cevabını verdi.
Kaplumbağa yardım etmek istedi. Şefkatinden onu sırtına aldı ve yüzmeye başladı. Irmağın ortasına geldiğinde akrebin ısırmak arzusu uyandı. Kaplumbağanın sırtına iğnesini dokundurdu.
Kaplumbağa:
– Ne yapıyorsun? Diye sordu.
Akrep:
– Hünerimi gösteriyorum, dedi. Sen bana iyilik ettin, şefkatini gösterdin. Ben de sana iğnemi sokuyorum. Benim göstereceğim şefkat ancak budur.
Bunun üzerine kaplumbağa hemen suya daldı ve akrebin işini bitirdi.’’

Nefsimiz bizim kötülüğümüzü ister.
Zira nefis akrep gibidir. İlk fırsatta bizim maddi-manevi hayatımızı karartabilir. Bu sebeple gözümüzü kırpmadan işini bitirmek icap eder.
Rabbi’m bizleri nefsimizin hevâlarından halas eylesin inşaallah.

 

Yanıtla